Pakistan’ın BM Büyükelçisi Sir Zaferullah Han’ın Birleşmiş Milletlerde yaptığı konuşmadan bir kesit
Orta Doğu’nun çalkantılı tarihinde Filistin’in 1947’de BM tarafından bölünmesi, süre gelen çatışmaların hızlandırıcısı olarak öne çıkmaktadır. Dünya bu duruma seyirci kalırken bir adam Filistinlilerin hakları için konuşuyordu. Onun adı: Pakistanlı Sir Muhammed Zaferullah Han idi.
Ahmediye Cemaati’ne mensup olan ve Pakistan’ın ilk Dışişleri Bakanı Sir Muhammed Zaferullah Han, Filistin’in haklarının korunması için büyük mücadeleler verdi. 1947 yılında Birleşmiş Milletlerde Filistinlilerin haklarının ihlal edilmesine karşı uyarıda bulundu. Onun, tarihe mal olmuş etkileyici konuşmasından küçük bir kesit aşağıdadır.
Birleşmiş Milletler bugün kendi sınavını vermektedir. Dünya izlemektedir. Bakalım o, kendini nasıl aklayacak. Tarihte Yahudi ırkına mensup olanların Avrupa’nın şu ya da bu bölgesinde zulüm görmedikleri pek az dönem olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden bu yana Filistin 400.000’den fazla Yahudi göçmeni kabul etmiştir. Nazi Almanya’sında Yahudi zulmünün başlamasından bu yana Filistin yaklaşık 300.000 Yahudi mülteciyi kabul etmiştir. İnsani ilkelerden en yüksek sesle bahsedenler ve en çok şeyi yapacak gücü olan (Batılılar) ise bu sorunu hafifletmek için kendi namlarına en azını yapmışlardır. Ancak onlar, Araplar adına dilediği gibi ahkam kesmeye, gerçekten heveslidirler ve son derece cömerttirler.
Onlar (Yahudiler) Üye Devletler arasında onları kabul etme durumlarına göre mi dağıtılacaklar? Avusturalya “aşırı nüfuslu, küçük bir ülke” “sıkışık bölgeleri” ile diyor ki: Yok, yok olmaz!
Aynı ölçüde “sıkışık ve aşırı nüfuslu” Kanada da “Hayır!” diyor. “Çok insancıl” Birleşik Devletler “alanlarımız küçük, kaynaklarımız yetersiz” olamaz, diyor.
Bu, insani yardım ilkesine onların kendi katkısıdır. Buna karşı diyorlar ki onların Filistin’e gitmelerine izin verin. Orada “geniş alanlar” “büyük ekonomi” var, sorun yok. Oraya kolayca girebilirler Filistin’e gitmelerine izin verin.
Aslında Birleşmiş Milletler Meclisi’ne sunulan teklif diyor ki Biz karar vereceğiz. Siz değil, Filistin halkı değil. Filistinlilerin kendi kaderini tayin etmesi söz konusu bile olamaz. Asla halkınıza ait olmayacaksınız. BM bunu yapmak için hangi yetkiye sahiptir? Hangi yasal yetkiye? Bunu yapmak için hangi hukuki yetkiye sahiptir?
Şam’dan yayınlanan En-Nahda Gazetesi 16 Temmuz 1948’de 2.Halifetü’l Mesih Mirza Beşirüddin Mahmud hazretlerinin yayınladığı “El-Küfrü Milletün Vahide” bildirisinin özetini verdikten sonra şunları yazdı:
“Bu bildiri çok değerlidir. Müslümanlar ve Filistin lehinde yükselen çok güzel bir sestir. Allah, dinimiz hakkında bizim temennilerimizi ve yazarın iyi dileklerini gerçekleştirsin ve bu yüce hedeflere ulaşmak için bizi desteklesin.”




