Filistin sorununun Kur’an-ı Kerim ışığında çözümü (2)
YAHUDİLERIN HELAK EDİLİŞİNE DAİR KİTAB-I MUKADDES’TEKİ HABER
فی الکتاب ifadesi , bu haberin Musa’nın kitabında olduğunu anlatmaktadır. Nitekim Musa’nın kitabında Yasanın Tekrarı, Bölüm 28 Ayet 15’te bunu görmekteyiz.
Fakat vaki olacak ki, bugün sana emretmekte olduğum Allah’ın RABBİN bütün emirlerini ve kanunlarını tutup yapmak üzre onun sözünü dinlemezsen, bütün şu lânetler senin üzerine gelecekler, ve sana erişeceklerdir.
Bundan sonra isyan neticesinde üzerlerine inecek lanetlerden bahsedilmektedir. Nitekim şöyle yazılıdır:
RAB sizi ve başınıza atayacağınız kralı sizin de atalarınızın da bilmediği bir ulusa sürecek. (Kitab-ı Mukaddes, Yasanın Tekrarı, Bölüm 28, Ayet 36)
Sözünün devamında şöyle yazılıdır:
“RAB uzaktan, dünyanın öbür ucundan bir ulusu –dilini bilmediğiniz bir ulusu, yaşlılara saygı, küçüklere sevgi beslemeyen acımasız bir ulusu– birden çullanan bir kartal gibi başınıza getirecek. Siz yok oluncaya dek hayvanlarınızın yavrularını, toprağınızın ürününü yiyip bitirecekler. Size ne tahıl, ne şarap, ne zeytinyağı, ne sığırlarınızın buzağılarını, ne de sürülerinizin kuzularını bırakacaklar; ta ki, siz ortadan kalkıncaya dek.
Güvendiğiniz yüksek, dayanıklı surlar yerle bir oluncaya dek ülkenizdeki bütün kentlerde sizi kuşatacaklar.
“Kuşatma sırasında düşmanınızın vereceği sıkıntıdan rahminizin meyvesini, Tanrınız RAB’bin size verdiği oğulların, kızların etini yiyeceksiniz.
Aranızdaki en yumuşak, en duyarlı adam bile öz kardeşine, sevdiği karısına, sağ kalan çocuklarına acımayacak; yediği çocuklarının etini onların hiçbiriyle paylaşmayacak.
Çünkü düşmanın kuşatma sırasında sizi sıkıştırması yüzünden kentlerinizde hiç yiyecek kalmayacak.
Aranızda en yumuşak, en duyarlı kadın –yumuşaklığından ve duyarlılığından ayağının tabanını yere basmak istemeyen kadın– bile sevdiği kocasından, öz oğlundan, kızından, plasenta8 yı ve doğuracağı çocukları esirgeyecek.
Çünkü kuşatma sırasında düşmanın kentlerinizde size vereceği sıkıntıdan, yokluktan onları gizlice yiyecek. (Kitab-ı Mukaddes, Yasanın Tekrarı, Bölüm 28, Ayet 49-57)
Daha sonra inecek lanetlere şöyle devam ediyor:
“Size iyilik yapmak, sizi çoğaltmak RAB’bi nasıl sevindirdiyse, sizi yıkmak ve yok etmek de öyle sevindirecektir. Mülk edinmek için gideceğiniz ülkeden sökülüp atılacaksınız.
“RAB sizi dünyanın bir ucundan öbür ucuna, bütün halklar arasına dağıtacak. Orada sizin de atalarınızın da tanımadığı, ağaçtan ve taştan yapılmış başka ilahlara tapacaksınız.(Kitab-ı Mukaddes, Yasanın Tekrarı, Bölüm 28, Ayet 63-64)
Bu ayetlerde Allah İsrailoğullarını hz. Musa vasıtasıyla uyarmıştır. Buna göre, onlar Allah’ın emirlerini hiçe saydıklarında yabancı bir millet onlara saldıracak. Onları kuşatacak ve bu kuşatma esnasında kıtlık ve hastalıklar meydana gelecek. Sonuç olarak şehir surları yıkılacaktır. Kralları esir alınıp götürülecektir. Kendileri ise milletçe uzak ülkelere sürgün edilecekler. Bu İlahî gaybî haber, Kur’an-ı Kerim’in bahsettiği iki fesattan birincisi ile ilgilidir.
قضاءKELİMESİNİN MANASI
قضینا الی بنی اسرائیل buyrulmuştur.
Bunun manası şudur: Biz, bir vahiy ile Israiloğullarına gelecekte başlarına gelecek olan musibeti haber verdiğimiz halde ne yazık ki onlar yine de kulak asmadılar
İNSANI UYARMANIN İKİ AMACI
Önceden haber vermenin amacı insanı uyarmaktır.
Uyarmanın da iki gayesi vardır:
- İnsan çaba sarfedip kendini koruyabilsin.
- Eğer bunu yapmazsa hüccet tamamlanmış olsun.
PEYGAMBER EFENDİMİZİNSAV ÜMMETİNİ UYARMASI
Bunun manası şudur: Biz, bir vahiy ile Israiloğullarına gelecekte başlarına gelecek olan musibeti haber verdiğimiz halde ne yazık ki onlar yine de kulak asmadılar
لَتتبعن سنةمن کان قْبلكم
Yani, siz önceki milletlerin yolunu izleyeceksiniz. (Buhari, Kitabü’l İtisam)
Bazı hadislerde siz Yahudi ve Hristiyanların yolunu izleyeceksiniz denilmektedir.
Ne kadar üzücüdür ki Müslümanlar uyarıldıkları halde yine de bu afetten kendilerini koruyamadılar.
فَاِذَا جَآءَ وَعۡدُ اُوۡلٰٮہُمَا بَعَثۡنَا عَلَیۡکُمۡ عِبَادًا لَّنَاۤ اُولِیۡ بَاۡسٍ شَدِیۡدٍ فَجَاسُوۡا خِلٰلَ الدِّیَارِ ؕ وَکَانَ وَعۡدًا مَّفۡعُوۡلًا ﴿۶﴾
6. O iki (kez fesat çıkarmanın) ilk vadesi tamamlanınca, (başınızı ezmek için) çok savaşçı kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin içine kadar girdiler. Bu mutlaka yerine gelecek bir sözdü. (Beni İsrail Suresi, Ayet 6)
TEFSİR
Burada, bu haberin nasıl gerçekleştiğini anlatarak Allah İsrailoğullarına şöyle demektedir: Ey İsrailoğulları! İlk vaadin gerçekleşme zamanı geldiğinde Biz üzerinize şiddetli savaşçıları musallat ettik.
Onlar gelip evlerinize girip sizi helak ettiler. وَکَانَ وَعۡدًا مَّفۡعُوۡلًا Bizim vaadimiz mutlaka gerçekleşecekti, veya gerçekleşti.
AYETİN BAHSETTİĞİ YAHUDİLERE İNEN İKİ AZAP
Bu ayetin bahsettiği iki azaptan Kur’an-ı Kerim başka bir yerde şöyle söz etmektedir:
لُعِنَ الَّذِیۡنَ کَفَرُوۡا مِنۡۢ بَنِیۡۤ اِسۡرَآءِیۡلَ عَلٰی لِسَانِ دَاوٗدَ وَعِیۡسَی ابۡنِ مَرۡیَمَ
(İsrâiloğulların’dan kâfir olanlar, Davud ve Meryemoğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdi. ( Maide Suresi, Ayet 79) )
Bu ayetten anlaşıldığı gibi bir azap Hz. Davud’dan sonra ikinci azap ise Hz. İsa’dan sonra başlarına indi.


